Kazanova Bir Gurmeymiş!
Afrodizyaklar önce dış görünüşleri nedeniyle
cinsellikle ilişkilendirilmiş. Görünüşleri erkek ya da
dişi cinsel organları anımsatan yiyeceklerin seksi arttıracağına
inanılmış. Şekilleriyle kereviz, salatalık, ravent ve pırasa
çeşitli zamanlarda değişik ülkelerde afrodizyak olarak gündeme
gelen sebzelerden…
“Afrodizyak” cinsel arzuyu uyandıran ve artıran yiyecek,
içecek, koku ve ilaçlara verilen isim. Bir de hormonlarımız
var ki onların da cinsel güdülerimizin tetikleyicileri,
yaratıcıları oldukları kesin!
Hormonlar beyin hücrelerimizi etkiliyor, biz de karşımızdakini.
Uyarıları alan beynimizdeki limbik sistem sinir sistemimiz
sayesinde cinsel organlarımızın olduğu bölgelere gereken
komutları veriyor. Bir de kendimize ve çevremize verdiğimiz
komutlar var! Biz ona “öneriler ve hatırlatmalar”
diyelim…
Damarlardaki genişlemeler ve kan akımının artması böylece
gerçekleşiyor. Hızlanan kalp atımlarımıza beynimiz
norepinefrin ve dopamin gibi nörotransmiterleri salgılayarak
eşlik ediyor, bu sinirsel ileticiler bedenimize hoşumuza
giden, zevk veren bir eylem içerisinde olduğumuzu anlatıyorlar.
Kansere iyi geldiği haberini alır almaz zakkum ağaçlarına
saldıran halkımız badem ve fındık konusunda da iddialı(!)
davranış biçimleri sergiliyor. Omega 3 ve vitaminler açısından
bu yiyecekler yararlı ama gerçekten sakin olmakta, makul
miktarlarda tüketmekte fayda var.
Muz içerdiği potasyum ve B vitaminleri sayesinde seks
hormonlarını harekete geçiriyor. Fesleğen (Ocimum
basilicum) de, arzuyu körükleyen, doğurganlığı artıran,
genel olarak iyi hissetmeyi sağlayan bir bitki olarak
biliniyor. “Tanrı'ların yiyeceği” kakao ise tahmin ettiğimiz
nedenden ötürü bu sıfatı almış. Çikolata’dan
bahsetmeye gerek var mı? İçinde hormonları tetikleyen bir
madde olmasa bile tadıyla baştan çıkarmıyor mu insanı?
Kaldı ki çikolatanın içerisindeki Fenetilamin(FEA)
maddesinin mutluluk hormonumuz olan serotonini yükselttiğini
biliyoruz.
Havuç (eski Yunanca'daki adı "philtron". Buradan aşk
iksiri anlamına gelen "philtre" sözcüğü türetilmiş),
incir, çam fıstığı, sarımsak, Hindistan cevizi, kırmızı
biber de seksi gıdalardan. Venüs’ün istiridye kabuğundan
çıkması da rastlantı değil (istiridyenin gücü, Venüs’ün
güzelliği birleşince aklınıza ne geliyorsa, onu demek
istiyoruz).
Aslında tarih boyunca hemen tüm yiyecekler şu ya da bu
toplum içinde afrodizyak sayılmış.
Şimdi, Everest Yayınları’ndan çıkan Casanova’nın Aşk
Mönüsü adlı kitaptan bahsetmek yerinde olur. Kazanova'nın
aşk maceraları ve bu arada yenilen yemekler büyük bir
keyifle anlatılıyor kitapta.
Kitapta Kazanova'nın kadınları fethetme savaşında kullandığı
başlıca gastronomik silahlar da yer alıyor. Trüf, porçini
mantarı, yengeç, midye, kalamar, tavşan, çulluk, keklik
gibi nadide yabani mantarlar, deniz mahsulleri ve av etleri...
Kimi içerdikleri maddeler dolayısıyla afrodizyak etki
yapan, kimi lezzetleri zor bulunurlukları sayesinde yiyeni büyüleyen
yiyecekler bunlar. Kitap, Kazanova'nın bunlardan hazırlattığı
yemeklerin tarifleriyle dolu. Venüs midyesi, yengeç strudel,
keklik pate, tarlakuşu yahnisi, Burgonya şarabı soslu çulluk,
tavuk ciğerli rizotto ve şarap soslu mersinbalığı,
bunlardan sadece birkaçı... Neşeli erotik hikâyeleri,
ilginç gözlemleri, tatlı üslûbu ve zengin tarifleriyle,
mutlaka okunması gereken bir eser!
Bir gurmeydi Casanova. Seyahat ettiği ülkelerin mutfak
sanatlarıyla yakından ilgileniyor, gittiği her yerde,
tamamlayamadığı Peynir Ansiklopedisi için bilgi
topluyordu. Bu nedenle yazılarında, sadece katıldığı
muhteşem akşam yemeklerini değil, her ülkeye özgü
spesiyaliteleri ve tadı damağında kalan yemekleri de öğreniyoruz.
Okumak isteyenlere, okuyup zevk alanlara, tarifleri
uygulayanlara, sonuç alnalara almayanlara selam olsun!!
Afiyet olsun!!!
|