Stresten kim korkar?
Verilere göre toplumda her 100 kişiden 15’i stresli. Stresle başa çıkmak için, doğru ve derin nefes almayı öğrenmeli, yeterli ve dengeli beslenmeli ve stres yaratan durumları çevremizdekilerle zaman zaman paylaşmalıyız. Konu cinsel hayatımızla tabii doğrudan ilişkili!!!
Kişinin bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan bir durum olarak açıklanan stres, yaşamın doğal ve kaçınılmaz bir parçası, ancak aşırı stresle mücadele etmek şart! Stres, verimliliği düşürebildiği gibi hayattan zevk almayı da engelliyor ve önemli-önemsiz konularda kararsızlık yaşatabiliyor. Uyku düzenini bozan, değersizlik, yetersizlik, güvensizlik ve terkedilmişlik duyguları yaşatabilen stres ayrıca öfke, düşmanlık ve kızgınlık dalgalanmaları yaratabiliyor.
Beden sağlığı açısından, korner kalp hastalığı, yüksek tansiyon, sindirim sistemi hastalıkları gibi sorunlar yaratan stres, cinsel sorunlara da neden oluyor. Aşırı titiz, kuruntulu, her şeyin kontrolü altında olmasını isteyen erkek tiplerinde ereksiyon sorununun daha çok görülüyor. Diğer hastalıkların yanında ereksiyon sorunlarına neden olan stresin, günlük yoğun iş yükü altında çalışan, ekonomik sorunlarla mücadele eden erkeklerde görüldüğü biliyor.
Aşırı sempatik ve heyecanlı erkek tiplerinde de bu sorun sıklıkla görülebiliyor. İş yaşamında başarısızlığı ve sonuçlarını kabullenemeyen, erişkin olamamış erkeklerin iktidarsızlık sorunları da elbette bu konuyla ilişkili.
Stres yüklü mesleklerde görevli erkekler! Tatili ihmal etmeyin. Durumun ciddi olduğunu üşünüyorsanız bir psikiyatr ile duygu durumunuzu paylaşın. Psikolojik nedenlerle iktidarsızlığını gizleyen erkeklerin sayısı oldukça fazla. Bu tür ereksiyon bozukluklarının çok çeşitli psikolojik nedeni olabiliyor. Doktora başvurulması durumunda sorunu tüm boyutları ile açıklıkla tartışmak, yaşanan döngünün kırılmasını ve normal cinsel yaşama dönülmesini sağlayacaktır.
Unutulmamalıdır ki, erkeklerin böyle dönemlerde kesinlikle kendilerini çok iyi anlayacak, duygusal ve cinsel uyarıcı desteği verecek birisine ihtiyacı vardır.
Ve bir de hayattan keyif alacak yöntemleri tekrar gözden geçirmeye…
Madem bizim yapabileceğimiz bir şeyler var bu konuda hemen biz kendi önerilerimizi sıralayalım:
1. Doğru nefes, ağır, derin ve sessiz olmalı. Nefes verirken gerginliğin kaybolup, vücudun gevşediğini ve rahatladığının hissedin. Nefesi, burundan alıp ağızdan verin.
2. Günde 10-15 dakikalık fiziksel egzersizleri alışkanlık hale getirin.
3. Yeterli ve dengeli beslenmeye çalışın. Çeşitli yiyeceklerle ideal kilonuzu koruyun, aşırı yağ, şeker ve tuzdan kaçının, alkollü içecekleri makul ölçüde alın. Yiyeceklerinizi küçük lokmalara halinde yavaş ve iyece çiğneyerek yiyin. Bol su için.
4. Aynı saatlerde uyuyup uyanmayı alışkanlık haline getirin. Uyumak için yatağa yatın, sıkıntı, üzüntü, başarısızlık veya hataları yatakta düşünüp çözüm aramayın. Uyumamaktan korkmayın, yatakta sessizce geçirilen saatler de uyku kadar dinlendirir. O gün yaşadığınız güzel anlardan 5 tanesini tekrar hatırlayarak uyumaya çalışın.
5. Kendinizle olumlu diyaloglar kurun. Problemi saptayıp, küçük parçalara ayırın. Çözüm için seçenekleri belirleyin, bir tanesini seçip uygulayın. Sonuçları değerlendirip öğrendiklerinizi gözden geçirin. Sonuç olumluysa kendinizi ödüllendirin. Olumsuz bir sonuç çıkarsa başka seçenekleri deneyin, vazgeçmeyin, mutlaka uygun bir çözüm vardır.
6. Öfkeliyken ani kararlar vermeyin.
7. Canınızın istediklerini ertelemeyin. Ertelemek sizi daha da mutsuz kılacaktır. Sevdiklerinizle ve durumunuzu paylaşacağınız yakınlarınızla görüşün, sinemaya gidin, en sevdiğiniz müzikleri dinleyin, yürüyün…
8. Her şeyin yoluna gireceğine dair inancınızı hiçbir zaman yitirmeyin. Unutmayın, bu bir süreç!
Not: Aralık ayında stresi ortadan kaldırmanız için keyifli sürpriz paket programlarımız olacak! |